Gönderen: fusunnebil | 22 Nisan 2010

Kartepe Kriterleri Yayınlandı

Ülkemizde internet erişim düzenlemeleri konusunda var olan ya da tartışılan sorunlar Kocaeli-Kartepe’de 2.defa düzenlenen “İnternet İçerik Düzenleme” çalıştayında tartışıldı.

Tespit edilen 94 madde üzerinde 3 gün boyunca çalışan, 40 farklı kurumdan 65 kişinin oluşturduğu sonuç belgesi de “Kartepe Kriterleri” başlığı ile yayınlandı.

20-22 Nisan 2010 tarihleri arasında Kocaeli – Kartepe’de düzenlenen “2.İnternet İçerik Düzenleme” Çalıştay’ının sonunda yapılan çalışmalar çerçevesinde hazırlanan “Kartepe Kriterleri” yayınlandı. Bu kriterler şöyledir :

KARTEPE KRİTERLERİ

20 –22 Nisan 2010 Kartepe / Kocaeli

Bu çalıştayın katılımcılarının çoğunluğuyla, İnternetin insanlığın önünde yepyeni ufuklar açtığını hatırlayarak, internetin bilginin ve fikirlerin özgürce dolaşması için etkin bir araç olduğunu, bu aracın kullanılmasında anonimlik ve mahremiyetin korunması gereken değerler olduğunu gözeterek, internetin kötüye kullanılarak bireysel hak ve özgürlüklere zarar verebileceğini de gözönüne alarak, internetle ilgili kısıtlamaların temel hak ve özgürlüklerin özüne dokunmadan sadece evrensel hukuka uygun kanunlarla ve yargıç kararıyla mümkün olabileceğinin altını çizerek;

Aşağıda sayılan temel ilkeleri kamuoyuna açıklamayı kendilerine görev bilmişlerdir.

İLKE 1 – İnternette fikir ve düşüncelerin yayılmasında büyük rol oynayan Web 2.0 siteleri (bloglar, forumlar, video siteleri, sosyal ağlar vs) çok sesliliğin ve demokrasinin bir parçası olarak anlaşılmalıdır.

İLKE 2- İnternetin tüm aktörleri, öncelikle özdenetim mekanizmasını (proaktif müdaheleler) işletmeli, hukuka aykırı içeriklerin önlenmesi için “Uyar – Kaldır” prensibini de benimsemelidir. Kamu otoritesi, özdenetim mekanizmalarını ve sivil inisiyatifleri desteklemelidir.

İLKE 3- Erişim engelleme kararları, ön inceleme raporu ve hukuki gerekçeleriyle birlikte sadece yargıç kararıyla mümkün olmalı, bu kararlara itiraz prosedürü hızlı ve etkin olarak yapılandırılmalıdır. Gecikmesinde sakınca bulunan hallerde, kanunla açıkça yetkili kılınmış merci veya Cumhuriyet Savcısı tarafından verilebilecek erişim engellenmesi kararları, 24 saat içerisinde yargıç onayına sunulmalı. Onaylamama halinde erişimin engellenmesi kendiliğinden kalkmalı

İLKE 4- Erişim engelleme kararları, orantılılık ve ölçülülük ilkeleri gözetilerek, ancak ve ancak son çare (ultima ratio) olarak bir koruma tedbiri olarak görülmelidir.

İLKE 5- İnternet sitelerine erişimin engellenmesi kararlarının yerine getirilmesi TİB tarafından sağlanmalıdır ve ilgili mevzuat düzenlenmesi yapılmalıdır. Erişim engelleme kararlarında ve engellenen sitelerin girişinde, engelleme sebebi, gerekçesi, tedbirin süresi ve itiraz prosedürü açıkça belirtilmelidir.

İLKE 6 – 5651 sayılı yasada öngörülen katalog suçların kapsamı yeniden değerlendirilmelidir.

İLKE 7- Bir internet sitesinin tamamına erişimi engellemek yerine, sadece zararlı ve hukuka aykırı içeriklerin engellenmesi yoluna gidilmesi ve bu içerikleri oluşturanların yargılanması sağlanmalıdır. İnternetin Uluslar arası karakteri gözönüne alınarak diğer ülkelerle işbirliğine gidilmeli, Avrupa Konseyi Siber Suçlar Sözleşmesi imzalanması konusunda çalışmalar hızlandırılmalıdır.

İLKE 8- Erişim ve yer sağlayıcı tarafından tutulan trafik kayıtlarının doğruluğunu, değiştirilmezliğini ve bütünlüğünü sağlayacak tedbirler alınmalı, bu kayıtların sadece adli makamlarca ve delil elde etmek amacıyla sınırlı olmak üzere gizliliği sağlanmalıdır.

İLKE 9- İnternet’in özgür doğası dikkate alınarak, İnternet medyasının tanımlaması yapılmalı, getirilen kriterler eşliğinde internet medyası, basına tanınan cezai sorumluluk ve dava sürelerine ait hak ve özgürlüklerden tamamen yararlanabilmelidir.

İLKE 10 – Devletin internet konusundaki ana görevi, topluma ilköğretimden itibaren eğitim vermek ve bilinçlendirme yapmakla sınırlı olmalıdır. İnternetteki zararlı içeriklerden çocukların korunması amacıyla, uzmanlar tarafından içerik sınıflandırması yapılmalı ve aileler ücretsiz çocuk filtresi kullanması yönünde özendirilmelidir.

İLKE 11 – Çocuk Pornografisi çok önemlidir. Sadece 5651 ile sınırlı kalmamalıdır. Daha özel bir düzenleme yapılmalıdır.

İLKE 12 – İnternet ortamında işlenen suçlarda açıkça yetki düzenlemesi yapılmalıdır. Yargıda uzmanlaşamaya önem verilmeli, bilirkişilik müessesesi daha işlevsel hale getirilmelidir. Kurumlar arası işbirliği tanımlanmalıdır.

ILKE 13-Uygulamacıların eğitimi ve farkındalığı sağlanmalı

Kartepe kriterleri olarak yayınlanan bu kriterler katılımcıların çoğunluk görüşünü yansıtmakta olup bazı maddelerde değişik katılımcıların itirazı mevcut olabilir

Türkiye’de uygulanan internet içerik düzenleme konusundaki durum ve sorunlar hakkında, kamu, özel sektör ve STÖ’lerin katılımı ile yapılmakta olan Çalıştay, kış tatil merkezi Kartepe’de devam ediyor.

Konunun tarafı olan Online yayıncılar, 5 bakanlıktan ilgili bürokratlar, ISS, GSM şirketleri, hakimler, savcılar, sivil toplum örgütlerinin yetkilileri katılıyor. Konunun kendi taraflarından nasıl göründüğünü anlatıyor ve sorunları ortaya koyuyor.

Çalıştay formatındaki toplantının ilk gününde 94 anahtar başlık tespit edildi ve geri kalan 2 günde 6 gruba ayrılan katılımcılar, bu 94 madde üzerinde tartışmalar yapılıyor, tavsiyeler ya da çözüm önerileri belirleniyor.

Toplantının bir yaptırım gücü olmamasına karşın, devlet tarafından gelen katılımcılar bu konuyu yöneten kişiler olduğu için, toplantının sonuçlarının kullanılması bekleniyor. Konuyla ilgili olarak düşüncelerini sorduğumuz Avukat Gökhan Ahi şöyle konuştu :


    Bu tür çalıştaylar, doğrudan hedefe etkili olmasa bile, katılan kişilerin bilgi düzeyini yükseltmesi, farkındalığı arttırması açısından önemli. Zaten 2 yıl önce yapılan 1.çalıştaydaki devletçi bakış açısının, bu çalıştayda yerini daha özgürlükçü ve insanı ön planda tutan bir anlayışa dönüştüğünü görüyoruz. Bu da bu tür çalışmaların gerçek etkisini ortaya çıkarıyor. Kaldı ki, bu toplantıdan çıkacak sonuç bildirgesi basında da yer bularak, kanun koyucu ve uygulayıcılara iyi bir yol haritası olacaktır.


Toplantıya katılan SansüreSansür grubunun temsilcisi Erdem Dilbaz ise şunları belirtti :


    İnternetin ruhu itibriyle, kendi kendini denetleme işlevi vardır. Ancak Türkiye’de, Dünya’da da olduğu gibi, internette yaşamı kontrol altına alma isteğinde olan kurumlar mevcut. İletişim ve bilgi edinme özgürlüğünün önüne geçecek uygulamaların son bulmasını istiyoruz. Bu nedenle Çalıştay davetini kabul ettik. Buradaki hemen herkesin ortak noktası “Site Kapatmadan nasıl yaptırımlar uygularız” sorunsalı. Bu turum, çalışmalarımızın motivasyon kaynağı oluyor. Hukukun sosyal değişimleri yönlendirmesini istemiyoruz. Çabamız tüm dünyayı etkileyen paradigma değişimine hukukun ayak uydurmasını ve kendini yenilemesini sağlamaktır.


Toplantının düzenleyicilerinden turk.internet.com yöneticisi Fusun Sarp Nebil da şöyle konuştu;


    İnternet içerik düzenleme konusu, ülkemizde de dünyada da önemli bir konu. Bir yandan özgürlükler, diğer yanda ise içeriklerin yarattığı ya da yaratabileceği sorunlarla hukuk kurumlara başvuranların hakları söz konusu.

    Biz bu toplantıda, tarafları biraraya getirerek, uzlaşı içinde bir uygulamanın kapılarını açmaya çalışıyoruz. 1.çalıştayda çok daha kontrolcü bir yaklaşımla karşılaşmıştık. Ama 2 yıldır verilen kararlarda da çok az sorun gördük. Bu bize çalıştayların istenen hedefe ulaştığını gösteriyor. Bu toplantıdan çıkan sonuçların da takipçisi olacak ve uygulanması için çalışacağız.

    Bu çalıştayın yapılmasında bize maddi destek veren Türk Telekom ve DailyMotion’a, Çalıştaya fiziksel olarak ya da Twitter üzerinden katılarak destek veren herkese teşekkür ediyoruz.

Gönderen: MGokhanAhi | 20 Nisan 2010

Kartepe Çalıştayı Başladı

İnternet kullanıcılarını mutsuz eden yasakları acaba ortadan kaldırmak mümkün mü? Bugün Kartepe’de başlayan “2.İnternet İçerik Düzenleme Çalıştay’ının” temel sorularından birisi bu ama konu hiç de basit gözükmüyor.

Bilişim suçları savcıları, hakimleri ve TİB (Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı) yetkilileri, bu yasağı koyan ve internet kullanıcılarını mutsuz eden kişiler olmakla birlikte, Kartepe’de gördüğümüz en önemli husus, bu hukuki mercilerin aslında çözüm aradıkları yönünde oldu.

Çünkü bu kişilerin olaydaki fonksiyonu, şikayet yapan bir kişi ya da kurumun şikayetini kanunlar çerçevesinde çözmeye çalışmak.

Yani internet kullanıcılarını mutsuz edenler aslında başka internet kullanıcıları. Hakimler, savcılar ve TİB ise arada kalmış gözüküyor. Dolayısıyla onlar da bu durumdan mutlu değiller. Hakimlerden birisi, YouTube’ün evvelki kapanmalarından birisinin kararını veren Hakim, eve gittiğinde oğlu tarafından “hangi … hakim bu YouTube’ü kapatmış baba” sözleriyle karşılaştığını anlatıyor.

Diğer yandan, hayvan hakları derneklerinden birisinin, horoz dövüşü sitelerinin engellenmesi yönünde şikayette bulunduğu da aktarılan başka bir konu.

Savcılar, yeni dönemde hakaret suçlamalarında, ilgili kişinin şikayet edilirken, bu kişiye hakaret edecek yer sağlayan ISS’lerin de şikayet edilmeye başlandığını aktardılar.

Katılımcıların bir kısmı 5651’in kaldırılması gerektiğini düşünürken, diğer bir kısmı 5651 ile bir sorumlu kurum bulunduğu ve bu sorumluluğun sınırlarının daha da genişletilmesinde yarar olduğu yönünde görüş beyan ediyorlar.

Toplantıya renk katan 2 grup sözcüsünden birisi “Sansüre Sansür[1]” grubunun temsilcisi, diğeri “Korsan Partisi” sözcüsü. Her 2side çalıştayın ilk gününde en aktif olan katılımcılar arasındaydılar.

Sonuçta yeni eklenen ve önümüzdeki 2 gün boyunca tartışmalara katılacak olan 12 maddeyi[2] şöyle özetleyebiliriz.

  • 1. Yeni Seçim Kanununa eklenen SMS-email yasağı
  • 2. 5651/9 dışında kalan erişime engelleme kararlarını kimin infaz edeceği konusu boşlukta (medeni-borçlar kanunu gibi) ve sitelere tebligat işleminin tek merkezden yönetilmesi (masrafı çok yüksek) (e-tebligat)
  • 3.Yasada yetki verilmemiş (YSK) gibi kurumlar site engelleyebilir mi?
  • 4. Özel yetkili savcılar site engelleyebilir mi?
  • 5. 5651 sayılı kanunda, internet aktörlerinin yeniden tanımlanması, sorumluluklarının çerçevesinin çizilmesi,
    • – İçerik, Yer ve Ortam Sağlayıcıların cezai sorumlulukları, yanısıra içerik ve yer sağlayıcı fonksiyonundaki şirketlerin bulunabilirliğine yönelik bir düzenleme..
    • – Üniversite, şirket, otel, cafe gibi “ticari olmayan email sağlayıcı”ların üzerinden gelen sakıncalı içerikle ilgili sorunlar ve IP loglamaları, bunun sonucunda neler oluyor? Verilerin korunması konusunda 5651’de süre yok. IP loglarının tutulma amacının ve kullanma koşullarının belirtilmesi
  • 6. Delil niteliğindeki IP loglamaları ve trafik bilgilerinin saklanması ve korunması (bankalar, kamu kurumları dahil)
  • 7. 5651 revize edilmeli mi? Tamamen kaldırılmalı mı? Yeni bir bilişim kanunu gelmeli mi?
  • 8. İnternet medya yasası olmalı mı (basın, rtük, 5651 arasında internet medyası boşlukta)? (Süreli yayınlarda yazar kaynağını açıklamak zorunda değil (madde 12), süresiz yayınlarda bu yok. İnternet ortamında böyle bir yetki hiç yok (12.madde koruması yok). Gazetedeki şikayetleri internet üzerinden yapılıyor.)
  • 9. Facebook ve benzeri internet sitelerinde başkası adına ücretsiz profil ya da blog, web sitesi oluşturup, o kişiyi küçük düşürmek durumunda, kanunumuzda buna karşılık gelen bir madde yok. Bu profilin, blog, web sitesi kaldırılması konusunda sorun var.
  • 10.Bilişim suçları durumunda delillere çok çabuk ulaşılması lazım. Servis sağlayıcılarından yazışmalar uzun sürüyor ve trafik bilgilerini çabuk almak mümkün olmuyor.
  • 11.İdarenin siteye erişim engelleme yetkisi olmalı mıdır?
  • 12.Katalog suçlar arttırılabilir mi? Azaltılabilir mi?

Yarın tartışmalaradan renkli görüntüleri aktarmaya devam edeceğiz.

Siz de çalıştaya katılmak ve sorularınızı online göndermek isterseniz, twitter.com/5651calistay adresini kullanabilirsiniz.

[1] sansuresansur.blogspot.com

[2] Önceki 70 maddeyi ve bu maddelerle ilgili tartışmaları, 5651calistay.org adresinden okuyabilirsiniz.

Youtube ile gündemimize oturan internet erişim engelleme ya da yeni tanımı ile “İnternet İçerik Düzenleme” konusunda 20-22 nisan tarihlerinde Sapanca – Kartepe’de düzenleyeceğimiz çalıştaya, 40’ı devletteki hukuki ve ilgili mercilerden, 80 kadar kişinin katılacağı kesinleşti.

Geçtiğimiz günlerde çalıştay öncesi temaslarda bulunarak, çalıştayın daha verimli geçmesi için konuların neler olduğunu araştırdık.  Bu yılın çalıştayında farklı maddeler olduğunu gördük. Örneğin ilk kez mobil içerik konusu da tartışılıyor olacak. Ama mobil içeriğin yanısıra SMS ile propogandanın yasaklanması tepki çeken maddeler arasında.

Halen Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün onayını bekleyen yeni seçim kanununda, mail ya da SMS yoluyla siyasal propoganda yapmak yasaklanmış durumda[1].

Diğer bir madde, zincir mektuplar[2]. Bu mektuplarla ilgili bazı davaların detaylarını sizlere önümüzdeki günlerde aktarıyor olacağız. Ama kısaca not edelim, bir kişi hakkında dağılan 5000 mail ile ilgili olarak, bu mailleri tespit edilebilir IP’lerden gönderen çok sayıda kişi için 1 yıl hapis cezası verilmeye başlanmış durumda.

Başka bir konu, telif hakları konusunda yapılan kapatmalarda amaçlı hareketlerin görülmesi. Yani rakip firmanın sitesini, vakit kazanma amaçlı “telif hakları” şikayeti ile kapattıran olaylardan bahsediliyor.

Tabi İngiltere ve Fransa’daki “korsan indirenin ADSL’i kesilir” konusu da hayli sıcak bir konu.

Bazı hakaret davalarında, şikayetin muhatap yerine ISS firmalara yöneldiği de konuşulacaklar arasında. Nitekim bazı avukatların, 5651’deki ISS sorumluluğu maddesine dayanarak, bu “hakarete yer-imkan sağladı” davası açabildiği belirtiliyor.

ISS’lerin, yer sağlayıcıların ve Web 2.0 yani sosyal network sağlayıcılarının bugüne kadar içerikten sorumlu olmadıkları kabul ediliyor. Ancak son dönem ülkemizde ve dünyada hukuki mercilerin artık bu firmalara sorumluluk atadıkları görülüyor.

Örneğin şubat ayında İtalya’da down sendromlu bir çocuğun videosunu, arkadaşları alay amaçlı olarak YouTube üzerine koyduklarında, Google yöneticilerinden 3 tanesinin hapis cezası alması beklenmiyordu. Ama İtalyan mahkemesi bu yönde bir karar verdi. ABD’deki 3 Google yöneticisi sorumlu görüldü. Üstelik YouTube videoyu şikayet edildikten 3 saat sonra kaldırmıştı bile.

Hukukçuların yaptığı açıklamaya göre, bu konu çok önemli bir dönemeç olarak önümüzde duruyor. Yani Web 2.0’cıların, Sosyal Networklerin, ISS ve yer sağlayıcıların sorumluluklarının nerede başlayıp, nerede bittiği, başkalarının koyduğu içerikten de sorumlu olabilecekleri tartışmaları başladı.

İşte 2.İnternet İçerik Düzenleme Çalıştay’ı geniş bir katılımla bütün bunları tartışıyor olacak. Çalıştay’a .. farklı kurumdan 80 kişi katılıyor. Katılımcıların 40’ı kamudan, gerisi özel sektörden olacak. Çalıştay konusundaki detayı http://www.5651calistay.org” target=”_blank”>www.5651calistay.org adresinden bulabilirsiniz.

[1] Yeni Seçim Yasası, e-Posta ve SMS ile Propoganda’yı Tamamen Yasaklıyor

[2] Dikkat : Zincir Mail (Forward-Yönlendirmek) Bazen Başınıza İş Açabilir !!

Gönderen: MGokhanAhi | 12 Nisan 2010

Basın Bülteni

“2.Site Engellemeler ve 5651 Sayılı Kanun” çalıştayı, turk.internet.com ve Ankara Barosu işbirliği 20-22 Nisan tarihleri arasında Sapanca Kartepe’de gerçekleştiriliyor. İlki Abant’ta gerçekleştirilen Çalıştay’da, site engellemelerine yönelik konular tartışılacak.
Çalıştay’a site engellemeleri konusunda taraf olan, hakim, savcı, site yayıncıları, avukatlar, başta TİB olmak üzere devlet yetkilileri, akademisyenler, asker ve polis teşkilatından yetkililer ile internet servis sağlayıcıları yetkilileri katılıyor.

Ayrıca “Sınır Tanımayan Gazeteciler” de çalıştaya gözlemci olarak davet edildi.

İlki 2007 yılında Abant’ta yapılan Çalıştay’da[1], önceki toplantıda tespiti yapılan ama çözümleri tartışılamayan 70 kadar madde ile o günden bugüne kadar ki değişmeler tartışılacak ve tüm tarafların uygun bulacağı çözümler oluşturulmaya çalışılacak.

Türk Telekom ana sponsorluğu ile DailyMotion desteği ile düzenlenene çalıştay hakkında Turk.internet.com Genel Müdürü Füsun Nebil :


    2 yıldır YouTube engellemesini tartışıyoruz ama bir adım ileri gidilebilmiş değil. Site engellemeleri, site yayıncılarını ve internet servis sağlayıcılarını zorlarken, kullanıcıların da özgürlüklerini engelliyor. Ülkemizi “sansürcü ülkeler” sınıflandırmasına sokuyor ama kimi zaman telif hakları, kişisel hakaret, çocuk pornosu gibi zor konular ortaya çıktığında hukuk da bir şekilde karar almak durumunda kalıyor.

dedi ve şöyle devam etti :


    Sadece ülkemizde değil, tüm dünyada başta hukuk olmak üzere taraflar konuya nasıl yaklaşım gösterileceğini anlamaya çalışıyor. Kendi ülkemiz için çözümü bizlerin oluşturması lazım. Amacımız da bunu yapmak.

Tarafları biraraya getirdiklerini söyleyen Nebil sözlerini şöyle tamamladı :


    engelleme yapan hukuk ya da internet servis sağlayıcılar tarafında sıkıntılar var. Bunların tartışılması, mümkünse çözülmesi ve yolun çizilmesi lazım.

Çalıştay’a dışarıdan 500 TL ücret ödeyerek katılmak calistay@turk.internet.com adresine başvurabilirler.

Kategoriler